HAYATIM NEDEN ÖNEMLİ?

Hayatım önemli çünkü………
Bu cümlenin nokta nokta kısmına yazdıklarımız yıkıp yıkıp yeniden yaptığımız kumdan kale misali, ömür boyu geçerli değil. Cümle yani manamız, değişen sürecin bizde dönüştürdükleriyle şeklini yine yeniden buluyor.
Arthur Brooks (Harvard profesörü, sosyal bilimci, yazar) mutluluğun üç makro besini olduğunu söylüyor. Mana ise bu üç makro besinden biri.
1) Yaşamdan alınan keyif (Yazar burada haz ve keyfin karıştırılmaması gerektiğini vurguluyor.)
2) Bir uğraş sonucu elde edilen tatmin.
3) Ve mana.
Her biri birbirinden bağımsız üç madde gibi görünüyor olsa da aslında çok iç içe geçmiş durumdalar. Bu üç maddeye çok kafa yordum ve ‘hayatım önemli çünkü’ cümlesinin gerisini içimize sinen bir şekilde doldurmak istersek şayet ilk olarak ikinci maddeye dikkatimizi vermemiz gerektiğine kanaat getirdim. Bu kadar haz odaklı bir çağda yaşarken hazları bir anda bırakıyorum artık yaşamdan keyif alacağım demek kolay değil. O yüzden birinci maddeyi pratik etmeye çalışmak daha ilk adımda pes etmemize neden olabilir. Önce bir şeyleri bırakmaya çalışmak yerine minik hedefler sonucu alınan tatminden doğan keyfin tadını almak daha konforlu bir başlangıç. Sonrasında keyif almayı hatırlamak iyi geleceğinden keyif alanlarını araştırmaya devam edebiliriz. Sadece hedef koy, başar, tatmin ol ve keyif al döngüsünde kalarak değil, deneyimin kendisinin keyif olduğu anlarda hayatımıza katılmaya başlar. Ne zamandır yapmak istediğimiz orman yürüyüşleri, hep gitmek isteyip bir türlü gidemediğimiz dans kursu adım atabildiğimiz alanlar olur. Çünkü her ne kadar tam tersi gibi gözükse de keyif büyüktür haz. Böylece ister istemez hazlar birer birer kapı dışında kalmaya başlar. Belki sıfırlanmayabilir ama hiç sorun değil. Motivasyonumuzun düşük olduğu anlar elbet olacak ve elbet sadece vakit öldürmek ve haz peşinde koşmak isteyeceğiz. Bu gerçeği kabullenmek bizi yolculuğumuza bir sıfır önde başlatacaktır. Zaten zaman içinde büyük resme baktığımızda yaşamımızın niteliğindeki dönüşümü hissediyor olacağız.
İkinci maddeden yola çıktık. Minik challengelarla önce tatmin ardından keyif duygusunu keşfettik. Keyif duygusu yaşamımızın derinlerine yayılmaya başladı. Ancak söz konusu üçüncü madde yani manamızı inşa etmek olduğunda şunu fark ettik. Yaşamın her adımında hazzı ve keyfi ayırt etmemiz gerekiyor. Yani hep uyanık olmamız gerekiyor. Çünkü yaşam her an farklı bir hikaye ile geliyor. Zihin ise manipülatif. Kandırılma ihtimalimiz var. Biz tatmin ve keyif almaya odağımızı çevirdikçe zihnimiz ‘ama gel bak burada ne var ‘diyerek farklı bir haz alanına davet edecek.
Yazar burada çok net bir ayrım vermiş. Hazza yönelen yanımız hayvani içgüdülerimiz. O yüzden yaşamdaki manasını yaratmaya çalışan benin sürekli o ilkel yanımızın arzularını fark etmesi gerekiyor?
Uyanık olmaktan kastım yaşamı sorgulayarak yaşamak. An be an. Kendimize karşı dürüst olarak. Çünkü ancak içgüdüsel mi davranıyoruz yoksa yolda mıyız ona tekrar göz attığımızda navigasyon yeniden rotasını manaya çeviriyor.
Konuyu bağlarsak, ‘Hayatım neden önemli?’ sorusuna içimize sinen bir yanıtımız olmasını istiyorsak, kendimize sıklıkla sormamız gereken tabir-i caizse uyanık tutan soru şu;
‘’Şu an yaptığımı neden yapıyorum?’’
Bu tam bir manayı araştırma sorusu. Sadece sormak ve yanıtlamak bile her adımda bir yol sapağında olduğumuzu hatırlatır. Eğer her seferinde bu soruya önce kendine karşı dürüst olarak, anın değişen dinamiklerini göz önünde tutarak ve iç güdülerini işin içine katarak cevap verirsen manan da seninle uyumlu olarak an be an şekillenir ve yaşamına eşlik eder.
‘’Şu an yaptığımı neden yapıyorum?’’
Yanıt; sadece daha çok para, daha çok görünür olmak, daha çok onaylanmak, özel olmak vb ise yaşam motivasyonumuz haz üzerine. Yaşamınıza kattığınız mana, sizi görünür kılmış olabilir. Son derece zengin olabilirsiniz. Sürekli onaylandığınız, alkışlandığınız bir hayatınız olabilir. Bunlar son derece güzel yaşam deneyimleri. Ancak bunlar yaptığımız eylemin amacı olduklarında yaşamımıza anlam katma ihtimalimiz son derece azalıyor çünkü dikkatimiz farklı bir yönde oluyor.
Yaşamınızın anlamını bulma ve sorgulama noktasında kaybolmuş hissediyorsanız bu yazıdan sadece başlangıç noktasını cebinize koyarak bu yolda yeni bir adım atmanızı öneririm. Önce minik adımlarla hayatınızı esir almış haz odaklı eylemlerin yerine neler koyabilirsiniz onu araştırmaya başlayın. Ve lütfen kendinize biraz zaman verin..
Niyet, sabır ve minik adımlar ile yolda hissetmeye başlayacaksınız.
Sevgiyle.



Yorumlar